hüccet


hüccet
(A.)
[ ﺖﺠﺣ ]
delil, belge.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • hüccet — is., man., esk., Ar. ḥuccet 1) Belgit 2) Tanıt Alnında, göğsünde kalçasında taşıdığı yara izleri bu kahramanlığın inkâr kabul etmez hüccetleri. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • huccet — (A.) [ ﺖﺠﺣ ] delil, kanıt …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • HÜCCET — Senet. Vesika. Delil. Bir iddiânın doğruluğunu isbat için gösterilen resmi vesika. * Şâhid …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • hüccet — senet; delil; belge …   Hukuk Sözlüğü

  • HÜCCET-İ DÂFİA — Bir şeyi isbata değil, ancak taleb ve iddiayı defetmeğe yarıyan hüccet …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HÜCCET-İ KASIRA — Şahsa mahsus olup başkasına taâlluk etmeyen hüccet …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HÜCCET-İ MÜSBİTE — Bir şeyin isbatında delil olan hüccet …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HÜCCET-İ ZAHRİYE — Kenarında sebebi yazılı bulunan hükmün tasdikli suretini ihtiva eden hüccet …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HÜCCET-ÜL İSLÂM — İslâmın delili, hücceti. (Bak: İmâm ı Gazâli …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HÜCCET-İ KATIA — f. Kat i delil. Bir şeyin doğruluğunu şeksiz, şüphesiz isbata vesile olan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük